13. Yargı Paketi ile Nafakada Yeni Dönem: Süresiz Nafaka Kalkacak mı?
Yazar: Av. Halil Delil BEYAZTAŞ
Türkiye'de uzun süredir tartışılan yoksulluk nafakasının süresi, yeniden hukuk gündeminin merkezine yerleşmiş durumda. Basına yansıyan haberlerde, hazırlanmakta olduğu belirtilen 13. Yargı Paketi kapsamında süresiz yoksulluk nafakası yerine evlilik süresine bağlı, belirli süreli bir model üzerinde çalışıldığı ileri sürülmektedir.
Ancak bu aşamada önemli bir ayrım yapılmalıdır: 13. Yargı Paketi, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş, kesinleşmiş bir kanun teklifi değildir. Bu nedenle kamuoyuna yansıyan süreler, oranlar ve hesaplama yöntemleri, bugün için yürürlükte bulunan hukuk kuralları olarak sunulamaz. Bu yazıda yürürlükteki hukuk, resmî olarak doğrulanabilen süreç ve yalnızca basına yansıyan hazırlık iddiaları birbirinden özenle ayrılmaktadır.
Bugün Yürürlükte Olan Nafaka Sistemi Nedir?
Türk Medeni Kanunu m. 175'e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla, diğer tarafın malî gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası talep edebilir; bu düzenleme işbu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla mevzuat.gov.tr'deki resmî metinde aynen yürürlüktedir. 'Süresiz' ifadesi, nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği anlamına gelmez; kanun koyucu nafakanın sona ermesi ve değiştirilmesi için ayrı hükümler öngörmüştür. Nafakanın belirli bir tarihe kadar değil, kanunda sayılan sona erme sebepleri gerçekleşinceye kadar devam edebilmesi kastedilir. Bu sistemin genel işleyişi ve nafaka miktarının nasıl belirlendiği için nafaka ne kadar olur, nasıl hesaplanır yazımıza bakabilirsiniz.
Türk Medeni Kanunu m. 176 uyarınca irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası aşağıdaki hâllerde sona erer veya kaldırılabilir:
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi (nafaka kendiliğinden kalkar)
- Taraflardan birinin ölümü (nafaka kendiliğinden kalkar)
- Alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması (mahkeme kararıyla kaldırılır)
- Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması (mahkeme kararıyla kaldırılır)
- Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi (mahkeme kararıyla kaldırılır)
- Tarafların malî durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılması
Önemli
Önemli: Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla, evlilik süresine göre otomatik olarak 5 yıl, 10 yıl veya evlilik süresinin yarısı kadar nafaka uygulanmasını öngören, yürürlükte bir kanun hükmü bulunmamaktadır.
Anayasa Mahkemesinde Hangi Süreç Var?
TMK m. 175'teki 'süresiz olarak' ibaresi, yıllardır Anayasa Mahkemesi önüne taşınan bir konudur. En yakın örneklerden biri, Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusuyla görülen E.2025/91, K.2025/82 sayılı dosyadır; Anayasa Mahkemesi 27 Mart 2025 tarihli kararında işin esasına girmemiş, itiraz konusu ibarenin başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanma imkânı bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu mahkemenin yetkisizliği nedeniyle usulden reddetmiştir. Bu karar, 'süresiz olarak' ibaresinin anayasaya uygunluğu hakkında bir esas değerlendirmesi içermez.
2026 yazında ise kamuoyuna, Anayasa Mahkemesinin -bazı haber ve hukuk bürosu yayınlarında E.2025/156 olarak anılan- yeni bir başvuru üzerine 'süresiz olarak' ibaresini 4 Haziran 2026 tarihinde iptal ettiği yönünde çok sayıda haber ve makale yansımıştır. Bu yazının hazırlığı kapsamında yapılan doğrulamada şu tespitler yapılmıştır: Anayasa Mahkemesinin resmî norm denetimi karar veritabanında bu esas numarasına ait bir karara rastlanmamıştır; 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tek yasama işlemi farklı bir kanundur ve o tarihte Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun karara bağladığı, resmî kaynaklardan doğrulanabilen dosyalar arasında TMK m. 175'e ilişkin bir dosya bulunmamaktadır. İddiayı aktaran kaynakların bir kısmı da kararın gerekçesinin henüz yayımlanmadığını, esas ve karar numarasının kesin biçimde teyit edilemediğini belirtmektedir.
Önemli
Bu nedenle işbu yazı itibarıyla: TMK m. 175'teki 'süresiz olarak' ibaresinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği iddiası, bu araştırma sırasında resmî kaynaklarla doğrulanamamıştır ve yazıda kesinleşmiş bir gelişme olarak sunulmamaktadır. Ayrıca Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca bir iptal kararı ancak Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla ve kural olarak yayımından belirli bir süre sonra yürürlüğe girer; yayımlanmamış veya doğrulanamamış bir karar hiçbir şekilde bugünden hüküm doğurmaz.
Yeni Nafaka Modeli Nasıl Olabilir?
Basına yansıyan haberlerde, hazırlanmakta olduğu belirtilen düzenlemede süresiz nafaka yerine evlilik süresiyle ilişkilendirilmiş, belirli süreli bir model üzerinde çalışıldığı aktarılmaktadır. Bu haberlerde öne çıkan unsurlar şunlardır; ancak aşağıdakilerin hiçbiri resmî bir kanun teklifi metniyle bu araştırma kapsamında doğrulanamamıştır ve yürürlükteki hukuk olarak değerlendirilmemelidir:
- Kısa süreli evliliklerde asgari bir nafaka süresi öngörülebileceği
- Nafaka süresinin evlilik süresiyle ilişkilendirilmesi
- Evlilik süresinin belirli bir oranı (örneğin yarısı) esas alınan bir hesaplama modeli
- İleri yaş, sağlık durumu veya çalışma imkânına göre daha uzun süreli nafakaya imkân tanıyan istisnalar
- Toptan ödemeye ilişkin yeni düzenleme arayışları
Bu unsurlar 'öngörülüyor', 'üzerinde çalışıldığı aktarılıyor' veya 'basına yansıyan modele göre' kaydıyla değerlendirilmelidir; TBMM'ye sunulmuş ve kabul edilmiş bir metin olmadıkça bunların hiçbiri somut bir dosyada uygulama alanı bulmaz.
"6 Aylık Evliliğe 5 Yıl Nafaka" Kesinleşti mi?
Hayır. Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla, kısa süreli evliliklerde belirli bir yıl sayısı kadar (örneğin beş yıl) nafaka ödenmesini öngören, yürürlüğe girmiş veya resmîleşmiş bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu iddianın sosyal medyada ve haber içeriklerinde sıklıkla dolaşması, onu yürürlükte bir kanun hükmü hâline getirmez; bir düzenlemenin hukuken bağlayıcı olabilmesi için TBMM tarafından kabul edilmesi, Cumhurbaşkanınca onaylanması ve Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi gerekir.
Nafaka Süresi Evlilik Süresinin Yarısı mı Olacak?
Bu da bugün itibarıyla kesinleşmiş bir hukuk kuralı değildir. Basına yansıyan bazı haberlerde evlilik süresinin belirli bir oranının nafaka süresine esas alınabileceği yönünde bir hazırlık modelinden söz edilmektedir; ancak bu oranın somut içeriği, kapsamı ve istisnaları resmî bir teklif metniyle netleşmediği sürece kesin bir hüküm gibi sunulamaz. Aksi yöndeki paylaşımlar, hazırlık aşamasındaki bir tartışmayı kesinleşmiş hukuk gibi göstererek okuyucuyu yanıltabilir.
İleri Yaşta veya Çalışamayacak Durumda Olan Eş Bakımından Ne Olacak?
Basına yansıyan haberlerde, ileri yaşta olan veya sağlık durumu ya da çalışma imkânı sınırlı olan nafaka alacaklısı için hazırlık aşamasındaki modelde ek süre veya istisna öngörüldüğü aktarılmaktadır. TMK m. 175 yoksulluk nafakasını yalnızca bir cinsiyet lehine düzenleyen bir hüküm değildir; nafaka talebi, kusuru diğer taraftan daha ağır olmayan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf için öngörülmüştür. Bu nedenle bu bölümde ve genel olarak 'kadın' yerine hukuken doğru olduğu ölçüde nafaka alacaklısı, eş veya taraf ifadeleri tercih edilmiştir. Basına yansıyan istisna modeli de dâhil olmak üzere, bu başlık altındaki hiçbir ayrıntı resmî bir teklif metniyle bu araştırma kapsamında doğrulanamamıştır.
Mevcut Nafaka Kararları Ne Olacak?
Bu, uygulamada en çok merak edilen sorulardan biridir ve aynı zamanda en fazla yanlış bilgiye açık olan konudur. Yeni bir düzenleme yapılması hâlinde, daha önce kesinleşmiş nafaka kararlarının, hâlen devam eden davaların ve infaz aşamasındaki dosyaların bu düzenlemeden hangi ölçüde etkileneceği; kanunun geçiş hükümlerine bağlıdır. Böyle bir geçiş hükmü henüz kanunlaşmadığı için, kesinleşmiş nafaka kararlarının otomatik olarak sona ereceği, azalacağı veya aynen devam edeceği yönünde şu an için kesin bir sonuç çıkarılamaz.
Önemli
'Mevcut nafakalar otomatik olarak sona erecek' şeklindeki iddialar, resmî bir geçiş hükmü bulunmadığı sürece doğrulanabilir bir bilgi değildir.
Yoksulluk Nafakası ile İştirak Nafakası Karıştırılmamalıdır
Basındaki tartışmaların büyük bölümü yoksulluk nafakasına, yani boşanan eşler arasındaki nafaka ilişkisine ilişkindir. Çocuk lehine hükmedilen ve çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderlerini karşılamaya yönelik iştirak nafakası ise TMK m. 182 ve ilgili hükümler kapsamında ayrı bir kurumdur; iştirak nafakasının belirlenmesinde velayet düzenlemesi de doğrudan etkilidir, bkz. boşanmada velayet kime verilir. 'Süresiz nafaka kaldırılıyor, dolayısıyla bütün nafaka türleri kaldırılıyor' şeklindeki bir okuma hatalıdır; basına yansıyan hazırlık iddiaları esas olarak yoksulluk nafakasının süresine ilişkindir, iştirak nafakasının hukuki rejimi bu tartışmadan bağımsız olarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Düzenleme Ne Zaman Kesinleşebilir?
- Yargı Paketi için bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla TBMM'ye sunulmuş resmî bir kanun teklifi metni bulunmamaktadır. Kamuoyuna yansıyan açıklamalara göre Adalet Bakanlığınca hazırlanmakta olan paketin, TBMM'nin Anayasa gereği her yıl ekim ayının ilk günü kendiliğinden toplandığı yeni yasama döneminin ardından Meclise sunulması beklenmektedir; ancak bu da bir tahmin/plan niteliğindedir, kesin bir sunum veya yürürlük tarihi değildir.
Bir kanun teklifinin yürürlüğe girmesi genel olarak şu aşamalardan geçer: hazırlık → kanun teklifinin TBMM'ye sunulması → ilgili komisyonlarda görüşülmesi → TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesi → Cumhurbaşkanınca onaylanması → Resmî Gazete'de yayımlanması → kanunda belirtilen tarihte yürürlüğe girmesi. 13. Yargı Paketi bu aşamaların henüz en başındadır; bu süreçlerin herhangi birinde metnin içeriği, kapsamı ve geçiş hükümleri önemli ölçüde değişebilir. Bu nedenle bugünden hiçbir ayrıntı gerçekleşmiş bir hukuki sonuç gibi sunulmamalıdır.
Sonuç olarak, süresiz yoksulluk nafakasının süreli bir modele dönüştürülmesi ihtimali hukuk gündeminde ciddi biçimde tartışılan bir konu olsa da, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla yürürlükteki hukuk TMK m. 175 ve m. 176'daki mevcut sistemdir. Somut bir dosyada nafaka talebi, savunması veya kaldırılması söz konusuysa, güncel mevzuat ve varsa yürürlüğe girmiş değişiklikler esas alınarak ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Süresiz nafaka şu anda kaldırıldı mı?
Hayır. Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla TMK m. 175'teki 'süresiz olarak' ibaresi resmî mevzuat metninde yürürlüktedir; bu ibareyi kaldıran, yürürlüğe girmiş bir kanun bulunmamaktadır.
6 ay evli kalan kişi 5 yıl nafaka mı ödeyecek?
Hayır, bu yönde yürürlüğe girmiş bir düzenleme yoktur. Bu iddia, basına yansıyan ve henüz kanunlaşmamış bir hazırlık modeline ilişkindir; somut bir kanun teklifi metniyle doğrulanmamıştır.
Nafaka evlilik süresinin yarısı kadar mı olacak?
Hayır, bu da kesinleşmiş bir hukuk kuralı değildir. Basına yansıyan bazı haberlerde bu yönde bir hazırlık modelinden söz edilse de, resmî bir teklif metni bulunmadan bu oranın kesin içeriği hakkında bağlayıcı bir şey söylenemez.
Eski nafaka kararları sona erecek mi?
Bu sorunun cevabı, henüz kanunlaşmamış bir düzenlemenin geçiş hükümlerine bağlıdır. Böyle bir geçiş hükmü olmadan, kesinleşmiş nafaka kararlarının otomatik olarak sona ereceği söylenemez.
İştirak nafakası da süreli olacak mı?
Basına yansıyan tartışmalar esas olarak eşler arasındaki yoksulluk nafakasının süresine ilişkindir. Çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası ayrı bir hukuki kurumdur ve bu tartışmadan bağımsız olarak kendi kurallarına tabidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.
İlgili Mevzuat
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/91, K.2025/82, 27.03.2025 (usulden ret)
- Anayasa m.153
