Güncel Hukuki Gelişmeler
Dava Şartı Arabuluculukta Yanlış Taraf Sorunu: AYM'nin 2026 Tarihli Kararı
Yazar: Av. Halil Delil BEYAZTAŞ
Anayasa Mahkemesi 18 Şubat 2026 tarihli, B. No: 2022/52228 kararında, işe iade uyuşmazlığında kabul edilebilir taraf yanılgısının giderilmesine rağmen davanın katı bir usul yaklaşımıyla reddedilmesini mahkemeye erişim hakkı bakımından ölçüsüz buldu. Karar 'yanlış kişiye yapılan arabuluculuk her zaman yeterlidir' anlamına gelmez.
Somut Olay
İşçi, işveren olduğunu düşündüğü şirkete karşı arabuluculuğa başvurup dava açmıştı; yargılama sırasında gerçek işverenin aynı ticari yapılanmadaki başka bir şirket olduğu anlaşıldı. İlk derece mahkemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 124 kapsamında taraf değişikliğine izin verdi, gerçek işverenle arabuluculuk tamamlandı, şirket davaya katılıp savunma yaptı ve dava esastan kabul edildi; bölge adliye mahkemesi ise gerçek işverenle arabuluculuk dava açılmadan önce yapılmadığı için davayı usulden reddetti.
AYM'nin Yaklaşımı
AYM zorunlu arabuluculuğun kanuni ve meşru bir dava şartı olduğunu kabul etti; ihlal, somut olayda bu şartın uygulanma biçiminden doğdu. Kabul edilebilir yanılgı, gerçek işverenle sonradan tamamlanan arabuluculuk, savunma hakkının korunması ve yıllar süren yargılamanın tümden etkisizleşmesinin doğuracağı külfet birlikte değerlendirildi.
HMK m. 124 ve Taraf Değişikliği
Maddi hata veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan kabul edilebilir yanılgı hâlinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 124 uyarınca taraf değişikliği mümkündür; ancak bu hüküm arabuluculuk dava şartını kendiliğinden kaldırmaz, gerçek taraf belirlendikten sonra arabuluculuk şartının nasıl yerine getirildiği ayrıca incelenir. AYM'nin de değindiği Yargıtay 9. Hukuk Dairesi içtihadında, taraf değişikliğinden önce yeni tarafa karşı arabuluculuk tamamlanmışsa dava şartının gerçekleşmiş kabul edilebileceği yönünde yaklaşım bulunmaktadır.
Kararın Sınırı
Gerçek tarafı bilerek yanlış kişiye yönelme, gerçek tarafla hiç arabuluculuk yapılmaması, kötü niyetli taraf değişikliği veya yeni tarafın savunma hakkının zedelenmesi hâllerinde aynı sonuç otomatik olarak uygulanamaz; şirketler arasındaki organik bağ da tek başına iki tüzel kişiyi aynı taraf hâline getirmez.
Önemli
Karar genel bir 'dava şartı affı' değildir; dürüstlük kuralına uygun ve sonradan giderilmiş taraf yanılgısında aşırı şekilciliğin mahkemeye erişimi ölçüsüz biçimde sınırlayamayacağına ilişkin dar bir anayasal güvencedir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.
İlgili Mevzuat
- AYM, B. No: 2022/52228, 18.02.2026
- Anayasa m.13 ve 36
- HMK m.114, 115, 124
- 7036 sayılı Kanun m.3; İş Kanunu m.20