IBAN Kullandırma ve Dolandırıcılık Suçunda Yeni Dönem: TCK m. 158/4 Ne Getirdi?
Yazar: Av. Halil Delil BEYAZTAŞ
7589 sayılı Kanunla Türk Ceza Kanunu m. 158'e eklenen dördüncü fıkra, dijital dolandırıcılık dosyalarında banka hesabı ve ödeme araçlarını kullandıran kişilerin ceza sorumluluğu bakımından yeni bir ayrım getirmiştir. Düzenleme, kamuoyunda zaman zaman ifade edildiği gibi bağımsız bir IBAN kullandırma suçu ihdas etmemiştir; dolandırıcılık suçuna iştiraki, maddede sayılan hesap veya ödeme araçlarının kullanılmasını sağlayan bilgi ya da araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişi yönünden cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir.
Her Hesap Sahibi Dolandırıcılıktan Sorumlu Olur mu?
Hesabın suçta kullanılmış olması tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Öncelikle hesap sahibinin dolandırıcılık suçuna kasten iştirak edip etmediği belirlenmelidir; hesabın bilgisi dışında kullanılması, kişinin suçta kullanılacağını bilmeden hesap bilgisi vermesi veya adına habersiz hesap açılması gibi savunmaların banka hareketleri, iletişim kayıtları ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekir. TCK m. 158/4 bir mahkûmiyet indirimi hükmü olduğundan, kast ve iştirak ispatlanamıyorsa tartışılması gereken konu indirim değil, suçun sübutudur.
Kimler Özel İndirimden Yararlanabilir?
İndirim için kişinin katkısının hesap veya ödeme aracını kullandırmakla sınırlı olması gerekir. Mağdurla iletişim kurmak, hileli senaryoyu yürütmek, başka hesaplar temin etmek veya suç organizasyonunda aktif görev almak gibi ek eylemler varsa yeni fıkranın uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilir.
ATM'den para çekme veya hesaba gelen parayı başka kişilere aktarma da otomatik bir sonuca bağlanamaz; bu eylemlerin kişinin suç planındaki rolünü hesap kullandırmanın ötesine taşıyıp taşımadığı somut olayın bütününe göre belirlenir. Hesap sahibi ile diğer failler arasındaki iletişim, internet bankacılığı erişimi, parayı kimin çektiği, komisyon veya pay alınıp alınmadığı, benzer işlemlerin tekrarı ve banka uyarıları kast ve iştirakin araştırılmasında önem taşır.
Devam Eden ve Kesinleşmiş Dosyalar
7589 sayılı Kanunun geçiş hükmü, yürürlükten önce TCK m. 157 veya 158 uyarınca hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan kişiler bakımından özel usul öngörmektedir; TCK m. 158/4 kapsamına girdiği değerlendirilen sanıkların bölge adliye mahkemesindeki dosyaları bozularak ilk derece mahkemesine gönderilir.
İnfaz aşamasındaki ve daha önce TCK m. 168 uygulanmamış hükümlülerden m. 158/4 kapsamına girenler için ise ayrıca etkin pişmanlık imkânı getirilmiştir; mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararı tamamen giderilirse TCK m. 168/2 uygulanabilir, ancak zarar tamamen giderilinceye kadar yalnız bu hükme dayanılarak infaz ertelenemez veya durdurulamaz.
Önemli
Yeni düzenleme 'hesabına para gelen herkes suçludur' sonucunu doğurmadığı gibi 'hesabını kullandıran herkesin cezası otomatik yarıya iner' anlamına da gelmez.
Her dosyada önce kast ve iştirak, ardından kişinin somut rolünün hesap kullandırmayla sınırlı olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir.
İlgili Mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/4
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168
- 7589 sayılı Kanun m.13 ve Geçici m.1/6-7